Makamlar Emanettir, Layık Olmayan Hıttı Satıcısına Verilmemeli
Şanlıurfa’da yıllar önce otogarda hıttı satan birinin siyasilerin desteğiyle makam ve mevki sahibi olması, kentte büyük bir huzursuzluk yarattı. Otogarda hıttı satıcısını makam sahibi yaparsanız, o kişi makamdan aldığı gücü vatandaşa karşı kullanarak egosunu tatmin eder.
Makam ve koltuklardan güç alan insanlar, ayçiçeği gibi güneş nereye dönüyorsa oraya döner, hemen bukalemun gibi renk değiştirirler. Bu tür insanlar için varsa menfaat, yoksa menfaat… Şanlıurfa’da eğitimli, yazmış çizmiş ya da iktidarın eteklerine yapışarak makam sahibi olmuş, ancak Şanlıurfa için hiçbir şey yapmayan birçok kişi var. Şanlıurfa için kılını kıpırdatmayan, her türlü menfaat için dönen fırıldakları gördükçe bazen insanlığınızdan utanıyorsunuz.
Tıpkı eski Şanlıurfa otogarında hıttı satmış birinin, alavere dalavere Ali Cengiz oyunları ile siyasetçilerin eteklerine yapışarak geldiği makamı ve koltuğu egosunu tatmin etmeye çalışan fırıldaklar gibi… Bugün, birilerinin eteğine yapışarak hasbelkader bir yerlere gelip, o koltuğun hakkını veremeyenlere bazı hatırlatmalarda bulunmak istiyorum.
– Layık Olmayanlara Makam Verilirse Olacağı Bu Olur
Varsa menfaat, yoksa menfaat… Yok böyle bir düzen! Yok böyle insanlık! Eskiden kullandığımız ve herkesin aradığı bir kriter vardı: “adam olmak!” Dedim ya, eskiden adam olmak çok önemliydi. Adam olmak ayrı, insan olmak ayrıydı. Şanlıurfa için kılını kıpırdatmayan, her türlü menfaat için fırıl fırıl dönen fırıldakları gördükçe bazen insanlığınızdan utanıyorsunuz! Bugün hasbelkader bir yerlere gelip, o koltuğun hakkını veremeyenlere bazı hatırlatmalarda bulunmak istiyorum.
– Makamlar Emanettir
Bunların işleri güçleri akşama kadar o koltukta oturup, görev yaptığı kuruma fayda vermek yerine zarar veriyor. Gelsin çaylar, kahveler, varsa yoksa fesatlık, dedikodu! Bu tiplerden Şanlıurfa ve Şanlıurfalılara ne fayda gelir ki? Ama adam yanar döner olduğu için, layık olmadığı makama gelince ne oldum delisi oluveriyor! Tabi onlarda suç yok! Suç onu o makamlara getirenlerde!
– Fırıldaklara Yer Yok!
Bu yanar döner fırıldaklar, rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun meşhur sözünü akıllara getiriyor: “Bir saniyesine dahi hakim olamadığımız dünya için bu kadar fırıldak olmanın alemi yok.” Daha düne kadar otogarda hıttı sattığını ve geldiği yeri unutarak, makam ve mevki sarhoşluğuna kapılıp kibirli davrananların, sonradan görmelere bakıyorum. Bir de bazı makamları onlara layık görüp yetki verenlere: “Şanlıurfa’dan bir şey olmaz!” diyorum. Yazık tabi Şanlıurfa’ya ve Şanlıurfalılara…
Eğer Şanlıurfa ve Şanlıurfalılar bu soytarı kılıklılardan bir şey bekleyecekse, boşuna beklerler! Devir bu tip fırıldakların ve soytarıların devri olmuşsa, bunların her dediğini yapıyorsa, Şanlıurfa’da seçtiklerimiz bunca söylenen sözlere rağmen hala onları orada tutuyorsa, onlara da yazıklar olsun!