Tarih, bazı şehirleri sadece yaşananlarla değil, yazdığı destanlarla da anımsar. Şanlıurfa işte bu şehirlerden biridir. 11 Nisan 1920, bir kentin kaderine mühür vurduğu, işgal karanlığından istiklale yürüdüğü gündür.
Şanlıurfa işte öyle bir diyardır. 11 Nisan, bu kadim kentin hafızasında sıradan bir gün değil; “gurur günüdür.” Urfalıların diliyle söyleyelim: “O gün var ya, hele bir bayramdı, bir şenlikti ki sorma gitsin…”
Mondros Ateşkes Antlaşması sonrası Anadolu’nun dört bir yanında olduğu gibi Urfa’da da kara günler başladı. İngiliz işgali derken, ardından Fransızlar geldi. Ama hesap etmedikleri bir şey vardı: Urfalının yüreği!
Suriye İtilafnamesi ile Fransızlar Urfa’ya yerleştiğinde, belki silahları vardı ama bu halkın imanını, direncini ölçemediler. Çünkü bu şehir öyle kolay teslim olmazdı. Urfalı der ki: “Hele biz varıh, kimseye boyun eğmeyih!”
Direnişin başını çeken Ali Saip Bey ve arkadaşları, Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti çatısı altında halkı bir araya getirdi. İşte o günlerde ortaya çıkan “ Onikiler”, bu mücadelenin omurgası oldu. Onlar için Urfalılar hala şöyle der: “Onikiler olmasaydı, bu şehir böyle dik duramazdı.”
Silah azdı, imkan yoktu ama inanç vardı. Sokak sokak, mahalle mahalle verilen mücadele, adeta bir destana dönüştü. Urfa’nın dar sokaklarında yankılanan sesler, bugün bile hissedilir: “Dayı, bırakma ha! Bu memleket bizimdir!”
Ve nihayet 11 Nisan 1920… Fransızlar baktı ki bu halk geri adım atmayacak, çekip gitmekten başka çare bulamadı. Urfa kendi kendini kurtardı. Urfalıların deyimiyle: “Biz kendi göbeğimizi kendimiz kestik!“
Bu büyük zafer, yıllar sonra da karşılığını buldu. 1984 yılında kente “Şanlı” unvanı verildi. Bu unvan, boşuna verilmedi; her harfinde bir mücadele, her noktasında bir fedakârlık var. 2016’da verilen İstiklal Madalyası ise bu onurun nişanesi oldu.
Bugün Göbeklitepe ile tarihin sıfır noktasına ev sahipliği yapan, Balıklıgöl ile inancın izlerini taşıyan bu şehir; aslında en büyük değerini 11 Nisan’da ortaya koydu: Onurunu.
Çünkü bazı şehirler kurtarılır…
Bazıları ise kendi kendini kurtarır.
Şanlıurfa, işte o şehirlerden biridir.
Ama şunu unutmayalım: Şanlıurfa’yı Şanlı yapan taşları değil, insanıdır. O insanların yüreğinde hala aynı söz var:
“Hele birliğimizi bozmayah, Allah’ın izniyle kimse bize yan bakamaz!”