Etüt çalışmaları, ödenekler, temel atmalar… Sözler havada, raylar boşta; Şanlıurfa’da hızlı tren umudu hâlâ rötarlı.
Şanlıurfa’nın makûs talihi mi dersiniz, yoksa klasik siyaset vaatleri mi bilmem ama memleketimiz bir türlü “hızlı”ya kavuşamıyor. Bizim kaderimiz sanki hep “yavaşta”, hep “yarıda” kalmak.
Bir düşünün; 12 yıldır temeli atılan ama hâlâ bitirilemeyen Şehir Hastanesi. Açılışına sayılı günler kala (!) diye verilen müjdeler. Her seçim öncesi dillere pelesenk edilen “çok yakında hizmete açılıyor” cümleleri… Kısmetse torunlarımız şifa bulacak belki.
Sonra meşhur Suruç-Şanlıurfa yolu… Halk arasında adı bile “ölüm yolu” olmuş. Yıllardır aynı sözler: “Proje hazır, ödenek çıktı, kısa sürede başlıyoruz.” Ne zaman başlıyoruz? Hep kısa sürede. Öyle kısa ki yıllara sığmıyor!
Bir de DEDAŞ gerçeği var. Urfa’da gündem yatırım, fabrika, okul değil; “Elektrikler var mı?” sorusu. Çiftçi için bereket, su, ürün değil; prizde ışığın yanıp yanmaması. Urfa yıllarca “enerji kesintileriyle oyalandı” desem abartmış olmam.
Hızlı tren vaadine gelince… O zaten başlı başına bir roman! Her dönem vekillerimiz sırasıyla çıkar, aynı nakaratı söylerler:
Etüt çalışmaları başladı.
Projesi bitmek üzere.
Ödenek çıktı.
Temeli atıldı.
Şu tarihte hizmete girecek.
Ama ne tren var ortada ne de ray. Yine biz bakarız ki meydanda bir lokomotif yok.
Tam bu noktada meşhur türkü kulağımıza çalınır:
“Kara tren gecikir belki hiç gelmez,
Dağlarda salınır da derdimi bilmez.”
Aslında o türkünün hikâyesi, bizim hikâyemiz. Kara tren gibi ağır aksak giden vaatler, bir türlü varamayan hizmetler… Ama aradaki fark şu: Kara tren eninde sonunda gelirmiş, bizim hızlı trenin ise geleceği meçhul.
Muhalefet? Onlar da sağır sultanı oynuyor. STK’lar deseniz, çoğu duymazdan geliyor. Geriye bir tek beton kalıyor. Yeşil alanlar, okul ve hastane arazileri imar değişikliğiyle dönüşüp dönüşüp birilerine rant oluyor.
O yüzden sevgili hemşehrilerim, hızlı tren sözü verilir, belki hiç yapılmaz. Ama biz yine türkümüzü söylemeye devam edeceğiz, hem gülerek hem de hafifçe hüzünlenerek. Kara trenin gecikmesi gibi, hızlı tren de uzaklarda rötarlı.
Ama şunu unutmamak lazım: Urfa bekler, türkü söyler, hayal kurar… Ve bir gün belki, raylar gerçek hizmete açılır.
“Kara tren gecikir belki hiç gelmez…
Hızlı tren sözü verilir, belki hiç yapılmaz.”
Urfa’nın en hızlısı hâlâ dedikodu olur, en sağlamı hâlâ türkümüz.