Şanlıurfa’da bir sorun yaşandığında en kolay adres bellidir: Basın.

Şanlıurfa’da bir sorun mu var? Hiç düşünmeye gerek yok, klasik cümle hazır: “Gazeteciler neden yazmıyor?”
Adeta şehrin otomatik tepkisi… Elektrik kesilse basın suçlu, yağmur yağsa basın suçlu, çukurdan araba aks kesse yine basın suçlu!

Ama gelin küçük bir “gerçeklik turu” yapalım.

Deprem olur, yıllarca verilen imar kararları konuşulmaz; sel olur, dere yatağına yapılan binalar bir anda “kader” olur. Hastanede sıra bulunmaz, doktor eksikliği had safhaya gelir. Hızlı tren yıllardır vaat edilir ama raylar hâlâ hayal gücünde döşelidir.

Sonra dönüp basına sorulur: “Neden yazmıyorsunuz?”

İyi de, herkes görevini dört dörtlük yapıyormuş gibi, bütün yük neden gazetecinin sırtına yükleniyor?

Şimdi biraz da aynayı başka tarafa çevirelim.

Muhalefet partileri…
Evet, onlar da bu hikâyenin önemli bir karakteri. Ama ne hikmetse sahada pek görünmezler. Basın bülteni gönderirler, sonra da beklerler ki ertesi gün manşet olsun.
Bir de sitem ederler: “Haberimizi yapmadınız!”

İyi de ortada haber mi var, yoksa “Word belgesi mi”?
Sokağa inmeyen, vatandaşın derdini yerinde dinlemeyen, dosya hazırlamayan bir muhalefetin ürettiği içerik ne kadar haber olabilir?

Gazeteci mucit değil; olmayan gündemi icat etmez, olanı görünür kılar.

Gelelim gazetecilere…
Evet, kabul edelim: Bu meslekte de “idare-i maslahat” yapanlar yok değil. Hazır metinle günü kurtaran, risk almaktan kaçan, “aman bana dokunmasınlar” diyenler var. Ama bu, herkesin aynı olduğu anlamına gelmez.

Çünkü bu şehirde gazetecilik yapmak, dışarıdan göründüğü kadar romantik değil.
Bir haber yaparsın, telefonlar susmaz.
“Onu niye yazdın?”
“Bunu niye yazmadın?”
“Onu da yazarsan görürsün…”

Yani gazetecilikten çok, sabır testi!

Bir de işin ekonomik boyutu var.
Yerel basına destek? O da ne?
Reklam bütçeleri başka şehirlerde dolaşır, sonra dönülür Urfa basınına:
“Niye sesimizi duyurmuyorsunuz?”

Urfa tabiriyle söyleyelim: Yok öyle yağma.

Toplum kısmına gelirsek… Orası ayrı bir hikâye.

Herkes konuşur, herkes şikâyet eder.
Ama iş belgeye gelince: “Yok.”
Röportaj teklif edersin: “İsmimi yazmayın.”
Kamera uzatırsın: “Ben görünmeyeyim.”

Ama ertesi gün en büyük eleştirmen yine kendisi olur:
“Gazeteciler hiçbir şey yazmıyor!”

İyi de, sen konuşmazsan, belge vermezsen, ortaya çıkmazsan gazeteci neyi yazacak? Kahve sohbetini mi manşet yapsın?

İşin en ironik tarafı şu:
Doğru, belgeli bir haber yapılır…
Bu kez de şu cümle gelir:
“Haber doğru ama kimse yazmıyor, siz niye yazıyorsunuz?”

Demek ki sorun “yazılmaması” değil, “işine gelmemesi”.

Sonuç mu?
Şanlıurfa’da herkes gazeteciden kahramanlık bekliyor ama kimse figüran bile olmak istemiyor. Herkes konuşulsun istiyor ama kimse konuşmak istemiyor. Herkes değişim istiyor ama kimse elini taşın altına koymuyor.

Sonra da dönüp soruluyor:
“Gazeteciler neden yazmıyor?”

Belki de asıl soru şu olmalı:
Bu şehirde gerçekten herkes üzerine düşeni yapıyor mu?

Çünkü gazeteci yazar…
Ama malzeme yoksa, destek yoksa, cesaret yoksa; ortaya çıkan şey gazetecilik değil, sadece sessizliğin yankısı olur.

Kalın sağlıcakla.

Haber Bültenimize Kaydolun

Şanlıurfa yerel ve ulusal haberlerden ve fırsatlardan haberdar olun.

Benzer Haberler

Buğday tarlasına yıldırım düştü: Yangın kontrol edilemiyor

Ceylanpınar Tarım İşletmesi Müdürlüğü’ne Bağlı Gümüşsu İşletmesinde buğday tarlasına yıldırım Düşmesi sonucu yangın meydana geldi.

Şanlıurfa’da Kuyumcu Soygunu: 4 Şüpheli Gözaltına Alındı

Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde bir kuyumcuya yönelik kar maskeli şahıslar tarafından gerçekleştirilen silahlı soygunla ilgili 4 şüpheli gözaltına alındı.

TÜİK-Yurt dışı üretici fiyatları Temmuz’da aylık yüzde 1,70 ve yıllık yüzde 27,41 yükseldi

İstanbul, 20 Ağustos (Hibya) – Yurt dışı üretici fiyatları Temmuz’da aylık bazda, yüzde 1,70 ve yıllık bazda 27,41 yükseldi.

Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisine Dair Yönetmelikte Değişiklik

Kamu taşınmazlarının turizm yatırımlarına tahsisine ilişkin usul ve esasları düzenleyen yönetmelikte değişiklik yapıldı.