İnsan, hayatta her söylenene, her yazılana, her yoruma cevap vermek zorunda değil. Hele ki sırf birkaç beğeni almak, birilerine yaranmak ya da gündemde kalabilmek adına, önüne gelen her meseleye tuz biber olmak hiç kimseye itibar kazandırmaz.

Bugün sosyal medyada sıkça karşılaştığımız bir alışkanlık var: Birileri olumlu ya da olumsuz bir şey yazıyor; hemen altına yetişenler, konuyla ilgisi olsun ya da olmasın, bir yorum bırakıyor. Kimi zaman destek olmak için, kimi zaman karşı çıkmak için, kimi zaman da yalnızca “Ben de buradayım.” diyebilmek için…

Oysa her söze cevap vermek, her tartışmaya dahil olmak marifet değildir.

Bazen susmak, en güçlü cevaptır.

Çünkü insanın kalitesi, ne kadar konuştuğuyla değil; nerede, ne zaman ve ne kadar konuşacağını bilmesiyle ölçülür. Her meseleye müdahil olmak, her tartışmada taraf olmak ve her paylaşımın altına bir cümle bırakmak, kişiyi görünür kılabilir ama her zaman değerli kılmaz.

Üstelik sosyal medyada kazanılan birkaç beğeni, gerçek hayatta kazanılmış saygınlığın yerini tutmaz.

Birilerine yaranmak uğruna sürekli taraf değiştirmek, bugün övdüğünü yarın yermek, sırf alkış almak için her söylenene destek vermek de uzun vadede insanın kendi sözünün değerini azaltır.

Elbette eleştiri olacak. Elbette farklı düşünceler dile getirilecek. Demokratik ve medeni bir toplumda bunun olması gerekir. Ancak eleştiri ile hadsizlik, fikir ile densizlik, cesaret ile ölçüsüzlük arasında önemli bir çizgi vardır.

O çizgiyi korumak ise biraz akıl, biraz nezaket, biraz da karakter meselesidir.

Kimse her konuda uzman değildir. Her konuda fikir sahibi olmak zorunda da değildir. Bazen “Bilmiyorum.” diyebilmek, bazen “Bu konu beni ilgilendirmiyor.” diyebilmek ve bazen de hiçbir şey söylemeden geçip gitmek, sanıldığından çok daha büyük bir erdemdir.

Çünkü sözün kıymeti, çok söylenmesinden değil, yerinde söylenmesinden gelir.

Kısacası; her gördüğüne cevap verme, her duyduğuna yorum yapma, her tartışmaya dahil olma telaşına kapılmamak gerekir.

Bir insanın gerçekten ne kadar değerli olduğunu, kaç kişinin beğendiği değil; kaç kişinin sözünü ciddiye aldığı gösterir.

Ve galiba en önemlisi şu:

Deli sevilir, densiz sevilmez.

Boşuna dememişler.

Haber Bültenimize Kaydolun

Şanlıurfa yerel ve ulusal haberlerden ve fırsatlardan haberdar olun.

Benzer Haberler

Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Prematüre Uyarısı

Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Uzmanı Dr. Fatih İşleyen, 17 Kasım Dünya Prematüre Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, erken doğan bebeklerin karşılaştığı güçlükler ve ailelerin bu süreçteki sorumluluklarına dikkati çekti.

Milletvekili Eyyüpoğlu’ndan Bakan Memişoğlu’na Teşekkür

Şanlıurfa’da sağlık hizmetlerinin niteliğini artıracak önemli bir adım atıldı.

Sosyal Medya Platformları Üzerinden İşlenen Hakaret Suçunun Cezası Ağır Olabilir!

Av. Gökçe Özdemir, sosyal medyada hakaret suçu ve cezası hakkında bilgilendirmede bulundu. “Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesine göre; bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat edilmişse veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldırılmışsa, hakaret suçu işlenmiş kabul edilir. Basit hakaret suçunda 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilebilir” şeklinde konuşan Av. Gökçe Özdemir, “Sosyal medya platformları üzerinden

Prenses Akiko Mikasa, Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’ni Gezdi

Şanlıurfa – Japonya Altes Prensesi Akiko Mikasa, Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak ile birlikte Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’ni ziyaret etti.