Şanlıurfa’nın asırlık geleneği olan çiğ köfte, yüzyıllardır misafirperverliğin ve dostluğun simgesi olarak sofralarda yer alıyor. Urfa kültüründe çiğ köfte, para ile satılmayan; aksine özel misafirlere büyük bir özenle yoğrularak ikram edilen bir yemektir. Bu yönüyle çiğ köfte, sadece bir lezzet değil, aynı zamanda paylaşımın ve saygının ifadesi olarak kabul edilir.
Ancak zamanla çiğ köftenin bu kültürel anlamı ticari boyuta taşındı. Urfa’nın meşhur etli çiğ köftesi, “Adıyaman etsiz çiğ köfte” adıyla tescillenerek sahiplenildi. Bu durum, iki şehir arasında kültürel ve gastronomik bir tartışmayı da beraberinde getirdi.
Urfa halkı, etli çiğ köftenin “etsiz” olarak tescillenmesini geleneklerine ve yöresel kimliğine bir haksızlık olarak görüyor. Kentin ileri gelenleri, çiğ köftenin asıl köklerinin Şanlıurfa’ya ait olduğunu ve bu mirasın korunması gerektiğini vurguluyor.
Aşağıdaki fotoğrafta ise Adıyaman’da “çiğ köfte” adıyla sunulan, içerisine nar ekşisi, cips ve çeşitli katkı maddeleri eklenmiş farklı bir karışım yer alıyor. Oysa bu ürün, Urfa’nın kadim çiğ köfte kültürüyle uzaktan yakından ilgisi olmayan modern bir türev olarak değerlendiriliyor.
Urfa halkı, “Bizim çiğ köftemiz kutsaldır, sofralarımızın duasıdır.” diyerek kültürel değerlerine sahip çıkmaya devam ediyor.