Şanlıurfa Valiliği aylar önce bir genelge yayımladı. Altında Vali Hasan Şıldak’ın imzası vardı. Genelge açık ve netti:
Kamu ihalelerinde şeffaflık ve rekabet esas olacak.
Doğrudan temin yöntemi yalnızca zaruri durumlarda kullanılacak.
Resmî ilanlar Basın İlan Kurumu aracılığıyla yayımlanacak.
Kağıt üzerinde her şey kusursuz. Ama Bozova sahnesinde durum tam bir rezalet! Genelge raflarda, rant masalarda!
—
Doğrudan Temin: Yasal(!) Soygunun Kılıfı
Doğrudan temin istisna için vardır; acil işler, küçük çaplı alımlar veya zorunlu durumlar… Ama Bozova’da işler tamamen adrese teslim ranta dönüşmüş durumda.
1 milyon liralık işler, pazarlıksız, kırpılmadan, indirimsiz veriliyor.
Kamu zarar görüyor, milletin cebinden milyonlar uçuyor. Kazanan belli: Çıkar çevreleri ve yandaşlar.
Bir başka ifadeyle: Bozova’da devlet resmî yollarla soyuluyor.
—
Belediyeler de Oyunun Başrolünde
Bozova Belediyesi başta olmak üzere birçok belediye, ihale usulsüzlüklerini rutin hâle getirmiş durumda.
Halkın parasını yönetenler, kanun ve genelgeyi hiçe sayarak açıkça suç işliyor.
Masada paylaştırılan ihaleler, artık sıradan bir manzara. Belediye başkanlarının suça ortak olduğu konuşuluyor.
—
Neden Kimse Dur Demiyor?
Bu kadar açık usulsüzlük ortadayken neden kimse harekete geçmiyor?
Valiliğin genelgesi sadece kağıt üzerinde mi kaldı?
Kanunlar neden işletilmiyor?
Cevap net: Çünkü rant büyük, denetim sıfır, “nasıl olsa yapanın yanına kâr kalıyor” anlayışı hâkim.
—
Kamu Yararı Nerede?
Rekabet yok. Şeffaflık yok. Vicdan yok.
Olan tek şey: Milletin hakkı gasp ediliyor, devlet zarara uğratılıyor.
Bozova’da masa başında verilen her ihale, Urfa halkının cebinden çıkan paradır.
Ve bu, yıllardır aynı senaryo: Senaryo aynı, oyuncular değişmiyor.
—
Son Söz: Sessizlik Suça Ortaklıktır
Artık yeter!
Genelge var ama uygulanmıyor.
Kanun var ama hiçe sayılıyor.
Kural yok, vicdan yok.
Bir şehir düşünün; belediyelerden kurumlarına kadar herkes “doğrudan temin” kılıfıyla kamu kaynaklarını peşkeş çekiyor.
Soru açık:
Bu soygunu kim durduracak?
Bozova’da, Urfa’da bu rant düzenine artık kim hesap soracak?
Yoksa biz de seyirci kalıp, milletin parası birilerinin cebine akarken sessiz mi kalacağız?
Unutmayın: Sessizlik suça ortaklıktır. Ve bu suça ortak olan herkes bir gün hesap verecek.