15 Temmuz 2016… Milletin iradesine karşı tankların yürütüldüğü, silahların halka çevrildiği, uçakların alçaktan uçup meclisi bombaladığı o karanlık gece…
Ama aynı gece, Türk milletinin tarih boyunca yazdığı en büyük direnişlerden biriyle aydınlığa dönüştü.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla meydanlara inen milyonlar, sadece bir darbeyi değil, aynı zamanda ihaneti, korkaklığı ve sahtekârlığı da tarihin çöplüğüne gömdü.
Çünkü biliyorduk ki o gece sadece tanklara değil, fitneye, nifaka ve ihanet çetelerine de karşı duruyorduk. O gece gerçekten kim çalıştı, kim sadece çalışıyor gibi yaptı, biz çok iyi biliyoruz. Bu millet feraset sahibidir; kim samimi, kim rol yapıyor, ayırt eder.
Bu millet; kimlerin darbeye karşı dimdik durduğunu, kimlerin ise televizyon başında “bakalım ne olacak” diye beklediğini, sabaha karşı darbe bertaraf edilince birden sosyal medyada bayrak emojileriyle boy göstermeye başladığını da çok iyi biliyor.
Hele ki Şanlıurfa’da…
O gece il başkanlığı önüne gelip vatan-millet-Sakarya pozları veren bazı şahısların, aslında saatler önce telefonlarını kapatıp saklandıkları yerden darbenin sonucunu bekledikleri unutulmadı. “Darbe başarılı olursa cemaatçiyim, başarısız olursa milliyetçiyim” zihniyetindekiler, paylaşımlarını silerek geçmişlerini unutturmaya çalıştılar. Ama bu millet unutmaz!
Şanlıurfa’da asıl kahramanlar; özel aracıyla kenar mahallelerden vatandaşları alanlar, belediye otobüslerinin sefere çıkmasına izin vermeyenler, sabaha kadar bir yudum su içmeden nöbet tutanlar, meydanları asla terk etmeyenler… Biz, kim nerede durdu, kim kiminle konuştu, kim meydanda kim duvarda kim derinlerde çok iyi biliyoruz.
O gece milletine değil, kendi karanlık emellerine hizmet eden FETÖ mensupları, Meclis’i bombalayarak, polise kurşun sıkarak, sivil halkın üzerine ateş açarak nasıl bir ihanet çetesi olduklarını gözler önüne serdiler. Bugün hâlâ içimizde aktif ya da uyuyan hücrelerle bu hain yapının Türkiye’ye zarar verme çabaları devam ediyor. Ama biz buradayız. Uyanığız. Tedbirlere devam ediyoruz.
15 Temmuz, sadece bir darbe gecesi değildir. O gece, kimliklerin, niyetlerin ve vicdanların ortaya döküldüğü bir imtihandı. Bu yüzden diyoruz ki:
Bazıları direndi, bazıları derinlere saklandı. Ama tarih hepsini not etti.
Rabbim bu millete bir daha 15 Temmuz gibi bir ihanet yaşatmasın. Şehitlerimize rahmet, gazilerimize hayırlı ömürler diliyoruz. Vatan nöbeti bitmez.
Ve unutmayalım:
Kimin nerede durduğu, yarın değil, o gece belliydi.
Bu vesileyle, o gece gözünü kırpmadan şahadete yürüyen tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize sağlık ve afiyet diliyorum. Rabbim bu millete bir daha böyle ihanetler yaşatmasın. Hainlere asla fırsat vermesin!